<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>E-saglikci.Com</title>
	<atom:link href="http://www.e-saglikci.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.e-saglikci.com</link>
	<description>İnternetin Sağlık Portalı</description>
	<lastBuildDate>Fri, 05 Mar 2010 09:35:07 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Kamu hastaneleri özerkleşiyor</title>
		<link>http://www.e-saglikci.com/2010/03/kamu-hastaneleri-ozerklesiyor/</link>
		<comments>http://www.e-saglikci.com/2010/03/kamu-hastaneleri-ozerklesiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Mar 2010 09:34:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>e-saglikci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kamu Hastaneleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.e-saglikci.com/?p=777</guid>
		<description><![CDATA[Kamu hastaneleri özerkleşiyor
Yaklaşık 800 kamu hastanesinin yönetimi kurulacak birliklere devredilecek. Bakanlık hizmetin esnek hale geleceğini belirtirken, TTB yeni sistemin hem çalışan hem de vatandaş için dezavantajlı olduğunu savunuyor
Esengül Metin&#8217;in haberi
Yaklaşık 800 kamu hastanesinin özerk hale getirilmesini öngören Hastane Birlikleri Kanunu Tasarısı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülüyor. Tasarı kabul edilirse kamu hastaneleri
Sağlık Bakanlığı’na bağlı birlikler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kamu hastaneleri özerkleşiyor</p>
<p>Yaklaşık 800 kamu hastanesinin yönetimi kurulacak birliklere devredilecek. Bakanlık hizmetin esnek hale geleceğini belirtirken, TTB yeni sistemin hem çalışan hem de vatandaş için dezavantajlı olduğunu savunuyor<span id="more-777"></span></p>
<p><em>Esengül Metin&#8217;in haberi</em></p>
<p><a href="http://www.e-saglikci.com/wp-content/uploads/doktorlar.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-778" title="doktorlar" src="http://www.e-saglikci.com/wp-content/uploads/doktorlar-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Yaklaşık 800 kamu hastanesinin özerk hale getirilmesini öngören Hastane Birlikleri Kanunu Tasarısı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülüyor. Tasarı kabul edilirse kamu hastaneleri<br />
Sağlık Bakanlığı’na bağlı birlikler tarafından yönetilecek. Buna göre kamu hastaneleri özel hastaneler gibi sınıflara ayrılacak, mali ve idari yönetimi oluşturulan birliklere devredilecek.</p>
<p>Hastadan aldıkları fark ücretini belirlemek için sınıflara ayrılan özel hastaneler sınıflamanın hastanelere prestij kaybı getireceği iddiasıyla karşı çıkmış, SGK ise sınıflamayı yeniden düzenleme yoluna gitmişti. Hastanelerin özelleştirilmesinin önünü açacağı iddia edilen yeni tasarı da sağlık sektörünü ikiye böldü.</p>
<p>Sağlık Bakanlığı tasarının yerinden yönetimi güçlendireceğini, hizmetin daha esnek bir modelle verilmesini kolaylaştıracağını savunurken Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve sendikalar tasarının hem çalışanlar hem de hastalar için dezavantaj yaratacağı iddiasında.<br />
İşte 10 soruda yeni yasa tasarısı&#8230;</p>
<p><strong>10 SORU 10 CEVAP<br />
</strong><br />
<strong>Yasa tasarısının amacı nedir?<br />
</strong><br />
Çeşitli kamu idarelerine bağlı olarak faaliyet gösteren hastanelerin tek çatı altında toplanarak kamu kaynaklarının verimsiz kullanımının engellenmesi, madde ve insan gücünde kamu kaynaklarının tek merkezden planlanlaması amaçlanıyor. Bunun yanı sıra hastanelerin kendi gelirlerini edinme, bunları hizmet gereklerine göre kullanmaları sağlanacak.</p>
<p><strong>Yeni tasarı ne getirecek?<br />
</strong><br />
Tasarı yasalaşırsa yaklaşık 800 kamu hastanesi bundan sonra direkt olarak bulundukları illerde kurulacak Kamu Hastaneler Birliği’ne bağlı olarak faaliyet gösterecek. Bir ilde birden fazla birlik de kurulabilecek. Türkiye’de birlik dışında hastane bırakılmayacak. </p>
<p><strong>Birliği kimler yönetecek?<br />
</strong><br />
Birliğin organları yönetim kurulu, genel sekreterlik ve hastane yöneticiliklerinden oluşacak. Yönetim kurulunda, ticaret ve sanayi odalarından bir yetkili, il genel meclisince belirlenen hukuk müşaviri, mali müşavir veya serbest muhasebeci de bulunacak.</p>
<p><strong>Birliğin görev ve yetkileri neler olacak?<br />
</strong><br />
Birlik bünyesindeki hastanelerin mali ve idari tüm yetkilerini üstelenecek. Acil sağlık hizmetleri, yoğun bakım, diyaliz üniteleri gibi hizmetleri bölge düzeyinde planlama yaptığı gibi, yeni yatırım ihtiyaçlarını belirlemek, onarım, tadilat, bakım konularından da sorumlu olacak. Birliğe personel planlaması, personel hareketlerini yönetmek, taşınmaz satın almak, ihtiyaç duyulmayan taşınmazları yapı ve tesisleriyle birlikte satma yetkisi de verilecek.</p>
<p><strong>Hastaneler nasıl sınıflandırılacak?<br />
</strong><br />
Hastaneler hasta ve çalışan memnuniyeti, hizmet altyapısı, kalite ve verimlilik konularında değerlendirilmeye tabi tutularak, özel hastanelerde olduğu gibi aldıkları puanlara göre A, B, C, D, E sınıflarına ayrılacak. Birliğin yönetim kurulları bünyelerindeki hastanelerin sınıflarına göre huzur ücreti alacak. A sınıfı birliklere yüzde 10 fazla ücret ödenirken E sınıfı hastane yüzde 20 az ücret alacak.</p>
<p><strong>Hastane çalışanları nasıl etkilenecek?<br />
</strong><br />
Birliğe dönüştürülen sağlık kurumlarında Sağlık Bakanlığı tarafından atanmış baştabip, baştabip yardımcısı, hastane müdürü ve başhemşire gibi unvanlı kadrolarda çalışanların görevleri iptal edilecek. Görevleri sona eren personel en geç 3 ay içerisinde başka kadrolara geçirilecek. Hastanenin yeni kadrosunu birlik belirleyecek. Hastanelere alınacak kişiler yönetim kurulları tarafından belirlenecek ve sözleşmeli çalışacaklar.</p>
<p><strong>Hastalar nasıl etkilenecek?<br />
</strong><br />
Halen vatandaşlar sağlık ocaklarında 3 lira, hastanelerde 8 lira katkı payı ödüyor. Tasarıya karşı olanlar hastaların sınıflara ayrılacak hastanelere giderken ödedikleri katkı paylarının artacağını iddia ediyor. Bakanlık ise hastalara daha esnek ve kolay hizmet verileceğini, hastanelerin kalitelerinin artacağını söylüyor.</p>
<p><strong>Birliğin gelir ve giderleri  nasıl karşılanacak?<br />
</strong><br />
Birliğin gelirleri tedavi, ilaç ve malzeme satışlarıyla SGK’dan alacağı paradan oluşacak. Bunun dışında taşınmazların kiraya verilmesi ve satışından elde edilecek parayla geçinecek. Hastanelere daha önce yapıldığı gibi Sağlık Bakanlığı bütçesinden para aktarılmayacak. Hastane gelirlerinin yüzde 5’i Sağlık Bakanlığı fonuna aktarılacak. Bu para maddi durumu iyi olmayan hastanelere aktarılacak. Giderler ise hastane çalışanları, ödenen aidatlar ve yatırımlardan oluşacak.</p>
<p><strong>Tasarının avantajları ne olacak?<br />
</strong><br />
Kamu hastaneleri esnek bir yapıya kavuşacak. Birlik karar alırken Ankara’ya bağlı kalmayacak. Daha esnek ve kolay hizmet verecek. Sağlık Bakanlığı ise idari işlerden kurtulup sadece sağlık düzenlemeleriyle ilgilenecek.</p>
<p><strong>Tasarıya neden karşı çıkılıyor?<br />
</strong><br />
Türk Tabipleri Birliği ve sağlık sendikaları yasa tasarının kamu hastanelerini kâr güden kurumlar haline dönüştüreceğini, vatandaşın ödeyeceği paranın artacağını, sözleşmeli olarak işe alınan sağlıkçıların iş güvencesinin olmayacağını, düşük ücretle örgütsüz çalışmaya zorlanacaklarını iddia ediyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.e-saglikci.com/2010/03/kamu-hastaneleri-ozerklesiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşlılar Haftası</title>
		<link>http://www.e-saglikci.com/2010/03/yaslilar-haftasi/</link>
		<comments>http://www.e-saglikci.com/2010/03/yaslilar-haftasi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 19:46:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>e-saglikci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşlılar Haftası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.e-saglikci.com/?p=773</guid>
		<description><![CDATA[Yaşlılar Haftası
Ülkemizde her yıl 18–24 Mart tarihleri arası &#8220;YAŞLILAR HAFTASI&#8221; olarak kutlanmaktadır.
Her insan için değişik mana ve önem ifade eden yaşlılık, hayatın çok özel bir dönemidir. Yaşlılarımız dün ile bugün arasında köprü kuran, kültürümüzü ve değerlerimizi yarınlara taşımamızı sağlayan en değerli varlıklarımızdır. Yaşlılık dönemi itibar gerektirmektedir bu aynı zamanda bir minnet borcudur. Yaşlı bireylerin toplumla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşlılar Haftası</p>
<p>Ülkemizde her yıl 18–24 Mart tarihleri arası &#8220;YAŞLILAR HAFTASI&#8221; olarak kutlanmaktadır.<span id="more-773"></span></p>
<p><a href="http://www.e-saglikci.com/wp-content/uploads/yaslilar-haftasi.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-774" title="yaslilar-haftasi" src="http://www.e-saglikci.com/wp-content/uploads/yaslilar-haftasi-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Her insan için değişik mana ve önem ifade eden yaşlılık, hayatın çok özel bir dönemidir. Yaşlılarımız dün ile bugün arasında kö<acronym title="Page Ranking">pr</acronym>ü kuran, kültürümüzü ve değerlerimizi yarınlara taşımamızı sağlayan en değerli varlıklarımızdır. Yaşlılık dönemi itibar gerektirmektedir bu aynı zamanda bir minnet borcudur. Yaşlı bireylerin toplumla bütünleşmesi, daha aktif olması ve yaşama bağlı kılınmaları gerekir.</p>
<p>Bir ömrün büyük kısmını topluma ve ülkeye hizmetle geçirmiş insanların, yaşlandıkları ve bakıma muhtaç oldukları dönemde ömürlerinin sonuna kadar insan onuruna yakışır bir şekilde bakım talep etme hakları vardır. Ailelerinden ve çocuklarından bu hizmeti çeşitli nedenlerle alamayanlara bu hizmet imkânlar ölçüsünde Devletimiz tarafından verilmektedir.</p>
<p>Devleti halka hizmet etme aracı olarak gören hükümetler, bir sınıf ve kesimin değil, bütün vatandaşlarımızın refah ve mutluluğunu sağlayacak sosyal politikalar yürütmeyi, bu bağlamda yoksullar, bakıma muhtaç yaşlılar, çocuklar ve işsizler için özel programlar oluşturmayı, zor durumdaki vatandaşlarımıza, terkedilmiş ve kimsesizlik duygusu yaşatmamayı hedeflemelidir.</p>
<p>Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğümüz, insanımızın değer yargıları arasında var olan yaşlıya sevgi, dayanışma ve saygı yaklaşımını, değişen toplum yapısı içinde ve bilimin ışığında profesyonelce hizmet alanlarına taşıyarak yaşlı vatandaşlarımıza götürülecek hizmetlerin kalitesini ve çeşitliliğini artırmaya yönelik çalışmaları sürdürmelidir. Devletimizin sağladığı imkânlar ve sunduğu hizmetlerin her geçen gün daha mükemmel hale getirilmesini sağlamak öncelikli hedefi olmalıdır.</p>
<p>Ancak devletimizin çalışmaları yaşlılarımızın sorunlarının çözümü ve toplumda hak ettikleri yeri almaları konusunda tek başına yeterli değildir. Toplumda bu bilincin yerleşmesi, bugüne kadar olduğu gibi gönüllü kuruluşlarımızın ve yurttaşlarımızın katkıları ile yaşlılarımıza daha iyi yaşama koşullarını sağlayabiliriz. Yaşlılarımıza ve onların sorunlarına sahip çıkmak insanlık ve yurttaşlık görevimizdir.</p>
<p>&#8220;Bizleri bugünlere ve geleceğe hazırlayan yaşlılarımız için hayatı kolaylaştırmak ve kimseye muhtaç olmadan yaşamalarını sağlamak devletimizin öncelikli görevleri arasındadır.&#8221;<br />
Unutmayın ki bir gün herkes yaşlanacaktır.<br />
Büyük Atatürk ne demiştir &#8220;Bir milletin yaşlı vatandaşlarına ve emeklilerine karşı tutumu; o milletin yaşama kudretinin en önemli kıstasıdır. Geçmişte çok güçlüyken, tüm gücüyle çalışmış olanlara karşı minnet hissi duymayan bir milletin, geleceğe güvenle bakmağa hakkı yoktur.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.e-saglikci.com/2010/03/yaslilar-haftasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göz Sağılığı İçin</title>
		<link>http://www.e-saglikci.com/2010/03/goz-sagligi-icin/</link>
		<comments>http://www.e-saglikci.com/2010/03/goz-sagligi-icin/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 19:44:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>e-saglikci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Göz Sağlığı İçin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.e-saglikci.com/?p=771</guid>
		<description><![CDATA[Göz Hastalıkları Uzmanı Op.Dr. Timuçin Yıldırım, bilgisayardan kaynaklanan göz şikayetlerinde yüzde 100 artış olduğuna dikkat çekerek, göz kuruluğu ve yanması konusunda insanları uyardı.
Dr. Yıldırım, bilgisayar ekranından mümkün olduğu kadar uzak durulması gerektiğini belirterek, &#8220;Zorlandığınızda ekrana yaklaşmak yerine büyük puntoları ve karakterleri tercih edin&#8221; önerilerinde bulundu.
Dr. Yıldırım, özellikle astigmat ve hipermetrop rahatsızlığı olan kişilerin bilgisayar kullanırken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Göz Hastalıkları Uzmanı Op.Dr. Timuçin Yıldırım, bilgisayardan kaynaklanan göz şikayetlerinde yüzde 100 artış olduğuna dikkat çekerek, göz kuruluğu ve yanması konusunda insanları uyardı.<span id="more-771"></span></p>
<p><a href="http://www.e-saglikci.com/wp-content/uploads/goz-sagligi.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-770" title="goz-sagligi" src="http://www.e-saglikci.com/wp-content/uploads/goz-sagligi-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Dr. Yıldırım, bilgisayar ekranından mümkün olduğu kadar uzak durulması gerektiğini belirterek, &#8220;Zorlandığınızda ekrana yaklaşmak yerine büyük puntoları ve karakterleri tercih edin&#8221; önerilerinde bulundu.</p>
<p>Dr. Yıldırım, özellikle astigmat ve hipermetrop rahatsızlığı olan kişilerin bilgisayar kullanırken daha çok rahatsız olabileceklerini belirterek, göz ağrısı, sulanması ve kaşıntısının en çok rastlanan şikayetler olduğunu dile getirdi. Dr. Yıldırım, uzağı görmeyle sorunu olmayan bir kişide bilgisayar rahatsızlığı çok ise, gözünde gizli bir kırma kusuru olabileceği konusunda da uyarılarda bulundu.</p>
<p><strong>-&#8221;30-40 CM&#8221; MESAFE GÖZÜ YORAR-</strong></p>
<p>Dr. Yıldırım, insan gözünün optik bir sistem olarak düşünüldüğünde, 6 metre ve daha uzak mesafelere ayar gerektirmeksizin bakabildiğini belirterek, bu mesafelerde kullanılan gözün az yorulduğunu ifade etti. Dr. Yıldırım, okuma, örgü örme, bilgisayar kullanımı gibi 30-40 cm&#8217;den yapılan aktivitelerin tamamının gözü yorduğunu söyleyerek, &#8220;Buna bilgisayar ekranındaki titreşim, hareketli görüntüler ve parlaklık da eklendiğinde, göz yoran aktivitelerin başında bilgisayar kullanımı yer alır&#8221; dedi.</p>
<p>Dr. Yıldırım, ekrana bakarken göz kırpma sayısının da dakikada 25&#8242;ten 10&#8242;a düştüğüne de değinerek, &#8220;Saatlerce böyle çalışmak göz kuruluğu ile sonuçlanır. Gözleriniz kızarır, yanar ve batar&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Dr. Yıldırım, bilgisayar kullanımının çocukların da gözlerinde kanlanma ve yakından bakma sonucu miyopiye kayma durumlarına yol açabileceğini belirterek, aileleri uyardı.</p>
<p><strong>-BÜYÜK PUNTO KULLANIN, ODA IŞIĞINI KAPATMAYIN-</strong></p>
<p>Dr. Yıldırım, gözleri bilgisayar ekranının zararlarından korumak için mümkün olduğu kadar uzak durulması gerektiğini dile getirerek, şunları önerdi:</p>
<p>&#8220;Zorlandığınızda ekrana yaklaşmak yerine büyük puntoları ve karakterleri tercih edin. Ekranınızı çalışabildiğiniz en düşük parlaklığa ve en yumuşak kontrast değerlerine ayarlayın.</p>
<p>Odanızın ışığını kapatmayın ekran ışığının tersine odanızı tercihen indirekt bir aydınlatma ile ortalama bir seviyede aydınlatın. Uzun saatler bilgisayar kullanmak zorunda iseniz, suni göz yaşları damlatarak gözünüzü nemlendirin. Mümkünse tazeleme hızı yüksek monitörler kullanın.&#8221;</p>
<p>Dr. Yıldırım, ışıl ışıl yanan bir ekranın da gözü çok çabuk kurutup yoracağını belirterek, &#8220;Her saat başı en az 10 dakika ara verin .Bu arayı okumayla değil, gözünüzü kapatarak veya uzak mesafelere bakarak geçirin. Ayağa kalkmak ve biraz dolaşmak kas, iskelet ve dolaşım sisteminize de iyi gelecektir. Oturarak birkaç saat geçiren, sabit pozisyonlar, ayak-bacak toplar damarlarında kan akımının yavaşlamasına neden olarak pıhtı oluşmasına sebep olabilir. Bütün bunlara rağmen hala zorlanmanız devam ediyorsa gözünüzde doktor kontrolünü gerektiren bir görme bozukluğu olabilir&#8221; uyarılarında bulundu.</p>
<p><strong>-PC KASASINI AŞAĞIDA KULLANIN-</strong></p>
<p>Dr. Yıldırım, eski tip monitorlerin(tüplü), lcd veya tft monitörlerden daha çok elektromanyetik dalga yaydıklarını ifade ederek, bilgisayar kasasından da elektromanyetik dalga yayılımı olduğunu söyledi. Dr. Yıldırım, pc kasasının masa üstünde tutulmaması gerektiğini belirterek, aşağıda kullanmanın doğru olacağını kaydetti.</p>
<p>Haber7</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.e-saglikci.com/2010/03/goz-sagligi-icin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çabuk mu Yoruluyorsunuz?</title>
		<link>http://www.e-saglikci.com/2010/02/cabuk-mu-yoruluyorsunuz/</link>
		<comments>http://www.e-saglikci.com/2010/02/cabuk-mu-yoruluyorsunuz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Feb 2010 20:22:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>e-saglikci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[çabuk yorulma]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[yorgunluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.e-saglikci.com/?p=767</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, sağlıklı yaşadığı halde kendini yorgun hissedenlerin mutlaka check-up&#8217;tan geçmesini tavsiye ederek, &#8220;Yorgunluğunuzun sebebi yoğun iş temposu değilse bir sağlık sorununuz olabilir&#8221; diyor.
Sürekli yorgunluğa sebep olan 7 etken ise şöyle sıralanıyor:
Kansızlık: Üretkenlik çağınızda iseniz ve özellikle adet dönemleriniz uzun sürüyorsa, miyomlarınız varsa ya da yakın zaman önce doğum yaptıysanız, bunlara bağlı kan kaybı nedeniyle kadınlarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, sağlıklı yaşadığı halde kendini yorgun hissedenlerin mutlaka check-up&#8217;tan geçmesini tavsiye ederek, &#8220;Yorgunluğunuzun sebebi yoğun iş temposu değilse bir sağlık sorununuz olabilir&#8221; diyor.<span id="more-767"></span></p>
<p><a href="http://www.e-saglikci.com/wp-content/uploads/yorgunluk.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-768" title="yorgunluk" src="http://www.e-saglikci.com/wp-content/uploads/yorgunluk-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Sürekli yorgunluğa sebep olan 7 etken ise şöyle sıralanıyor:</p>
<p><strong>Kansızlık:</strong> Üretkenlik çağınızda iseniz ve özellikle adet dönemleriniz uzun sürüyorsa, miyomlarınız varsa ya da yakın zaman önce doğum yaptıysanız, bunlara bağlı kan kaybı nedeniyle kadınlarda yorgunluğun birinci nedeni olan anemi gelişmiş olabilir. Kanamalar sonucunda kanda oksijeni taşıyan alyuvarlardaki demirden zengin bir protein olan hemoglobin miktarı azalır. Dokular ve organlar yeterince oksijen almayınca bunun sonucu yorgunluktur. Kansızlığın diğer nedenleri iç kanama veya demir, folik asit ya da vitamin B12 eksikliği olabilir. Böbrek hastalığı gibi kronik hastalıklar da kansızlığa neden olabilir. Baş dönmesi, solukluk, üşüme hissi, kalp atımında hızlanma kansızlığın diğer belirtileridir. Kansızlığın tanısı için doktorunuz bir kan testi isteyecektir. Eğer sebep demir eksikliği ise demir takviyesi gibi kansızlığın nedenine yönelik tedavi uygulanır. Etkili tedaviyle yorgunluk, en geç 30 günde geçecektir.</p>
<p><strong>Troid bezinin yavaş çalışması:</strong> Genel olarak enerji düzeyiniz hep düşükse, kendinizi tükenmiş ve hatta biraz depresyonda gibi hissediyorsanız bunların sebebi yavaş çalışan tiroid bezi olabilir. Tiroid bezi vücudun enerji metabolizmasını kontrol eder. Kadınlarda sanıldığından çok daha yaygın olan tiroid bozukluğu T3 ve T4 gibi tiroid hormonlarının düzeyinin saptanmasıyla teşhis edilebilir. Bu hormonlar düşükse dışarıdan hormon takviyesi yapıldığında yorgunluk şikayetiniz kısa zamanda geçecektir.</p>
<p><strong>İdrar yolu enfeksiyonu:</strong> Kadınların çoğunda idrar yolu enfeksiyonu yanma veya sık idrara gitme ihtiyacı gibi belirtilerle birlikte ise de bazı hastalarda hiçbir belirti olmayabilir ya da belirtiler hafif olduğundan fark edilmeyebilir. Sürekli yorgunluk da bu gibi idrar yolu enfeksiyonlarının tek belirtisi olabilir. Cinsel birleşme bakterileri idrar yolunun ağzından vajinaya doğru ittiğinden bu riski artırabilir. Bir idrar tahliliyle teşhis konulabilir. Genellikle ağızdan alınan bir antibiyotikle tedavihızlı ve kolay sonuç verir. Yorgunluk da birkaç gün içinde kaybolur. Bir süre sonra yorgunluk veya başka belirtiler tekrarlarsa tekrar idrar testi yaptırın çünkü bazı kadınlarda idrar yolu enfeksiyonları kroniktir.</p>
<p><strong>Fazla kafein alımı:</strong> Hızlı bir enerji desteği için çoğumuz kahve ya da kola içeriz ama bazı kadınlarda kafeinin fazlası ters bir etki yapabilir. Bir uyarıcı olan kafein, fazla miktarda alındığında yorgunluğa neden oluyor. Bu nedenle kafein alımının daha da artırılması sorunun kötüleşmesinden başka işe yaramıyor. Çözüm; yaşantınızdan kafeini mümkün olduğu kadar çıkarın. Bu, sadece kahvenin değil çikolata, çay, kola ve kafein içeren bazı ilaçların da kesilmesi anlamına geliyor.</p>
<p><strong>Besin intoleransı:</strong> Besinlerin bize enerji verdiği kabul edilir ama bazı doktorlar gizli besin intoleranslarının bunun tersine yol açtığına inanıyor. Hafif bir besin intoleransı bile uykunuzun gelmesine yol açabilir. Tolere edemediğiniz yani yendiğinde size, sizin bu besine bağlamadığınız ve ondan olduğunu düşünmediğiniz rahatsızlıklar verebilen bazı besinler olabilir. Bu besinlerin farkında olmadan sürekli yenilmesi, kendinizi sürekli yorgun ve tükenmiş hissetmenize neden olabilir. Eğer belirli besinleri yedikten sonra 10-30 dakika içinde uykunuz geliyor, kendinizi kötü hissediyorsanız şüphelendiğiniz besinleri beslenmenizden çıkarın. Böyle bir şüpheniz varsa doktorunuzla konuşun.</p>
<p><strong>Uyku apnesi:</strong> Yeterli uyku uyumuyorsanız bu bir yorgunluk sebebi olabilir. Ama ya yeterli uyku uyuyup da aslında uykunuzu almadığınızı bilmiyorsanız? Uyku apnesi olarak bilinen durumda siz uykuda iken genellikle her gece birçok kez nefes almanız durmaktadır. Sonuç, gece kaç saat uyursanız uyuyun bütün gün yorgun olmanızdır. Uyku apnesi konusunda uzmanlaşmış bir doktorun yardımıyla uyku laboratuvarında bu hastalığa tanı konulması mümkündür. Uyku apneniz varsa doktorunuz kilo verme ve sigarayı bırakma gibi yaşam tarzı değişimleri önerecektir. Siz uyurken hava yollarını açık tutan cihazlar veya nefesle tetiklenen basınçlı hava cihazları kullanılabilir. Aşırı olgularda, yeterli hava akımının sağlanması için ameliyat gerekebilir.</p>
<p><strong>Tanı konmamış kalp hastalığı:</strong> Elektrikli süpürgeyle evi temizlemek, bahçe işleri veya olağan günlük işlerinizi yapmak gibi sıradan işler sizi yoruyorsa, kalbiniz SOS sinyali gönderiyor olabilir. Eğer bu basit hareketlerle gelen yorgunluk hissi hele birdenbire ve sebepsiz yere ortaya çıktıysa ciddi durumların habercisi olabilir, beklemeden doktorunuza danışmalısınız.</p>
<p>Haber7</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.e-saglikci.com/2010/02/cabuk-mu-yoruluyorsunuz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alerjiniz mi Var?</title>
		<link>http://www.e-saglikci.com/2010/02/alerjiniz-mi-var/</link>
		<comments>http://www.e-saglikci.com/2010/02/alerjiniz-mi-var/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Feb 2010 20:59:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>e-saglikci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alerji]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.e-saglikci.com/?p=761</guid>
		<description><![CDATA[Alerjik bünyeli kişilerin eve geldiklerinde mutlaka duş almaları ve giysilerini değiştirmeleri gerekiyor

Kilis Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Fuat Karakuş, İlkbahar mevsimi başladığında pek çok kişi için de alerji mevsimi başladığını söyledi.
Dr Karakuş, Polenlerin sebep olduğu burun tıkanıklığı, kaşıntı, gözlerde sulanma ve yanma şikâyetleri oluşuyorsa bahar alerjisi olasılığı yüksek olduğunu belirterek; mevsim değişiklikleri döneminde çok sık olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Alerjik bünyeli kişilerin eve geldiklerinde mutlaka duş almaları ve giysilerini değiştirmeleri gerekiyor</strong><span><strong><span id="more-761"></span><br />
</strong></span></p>
<p><strong><a href="http://www.e-saglikci.com/wp-content/uploads/alerji.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-762" title="alerji" src="http://www.e-saglikci.com/wp-content/uploads/alerji-121x150.jpg" alt="" width="121" height="150" /></a>Kilis Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Fuat Karakuş, İlkbahar mevsimi başladığında pek çok kişi için de alerji mevsimi başladığını söyledi.</strong></p>
<p><strong>Dr Karakuş, Polenlerin sebep olduğu burun tıkanıklığı, kaşıntı, gözlerde sulanma ve yanma şikâyetleri oluşuyorsa bahar alerjisi olasılığı yüksek olduğunu belirterek; mevsim değişiklikleri döneminde çok sık olarak rastlanılmaktadır. Özellikle bahar mevsiminin başladığın şu günlerde alerjiye düşme oranı yüksektir dedi.</strong></p>
<p><strong>Dr. Fuat Karakuş, bahar aylarının gelişiyle polenlerin yayılışı hızlandığından alerjisi olanların, daha çok sabahtan öğlene kadar olan sürede polen yoğunluğu sebebiyle dışarı çıkmamaları gerektiği uyarıda bulundu.</strong></p>
<p><strong>Ayrıca polenlerin etkilerini azaltabilmek için alerjik bünyeli kişilerin eve geldiklerinde mutlaka duş almaları ve giysilerini değiştirmeleri gerektiğinin altını çizen Dr. Karakuş ,Aynı şekilde ev havalandırmalarının da bu dönemlerde azaltılması ve pencerelerin daha az ve kısa süreli açılması gerekiyor. Sigara kullanan vatandaşlarımız evlerinde oda içerişsinde sigara içmemeleri içenlerinde bir an evvel kendi sağlıkları için bırakmaları gerekmektedir.</strong></p>
<p><strong>Yine alerjik bünyeli kişiler için ev ve işyerlerinde polen filtreli klima kullanımına özen gösterilmelidirler şeklinde konuştu.</strong></p>
<p><strong>AHT</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.e-saglikci.com/2010/02/alerjiniz-mi-var/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>41 İlde Aile Hekimliği Uygulaması</title>
		<link>http://www.e-saglikci.com/2010/02/41-ilde-aile-hekimligi-uygulamasi/</link>
		<comments>http://www.e-saglikci.com/2010/02/41-ilde-aile-hekimligi-uygulamasi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2010 20:35:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>e-saglikci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Hekimiği]]></category>
		<category><![CDATA[Aksaray]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Giresun]]></category>
		<category><![CDATA[Iğdır]]></category>
		<category><![CDATA[Kars]]></category>
		<category><![CDATA[Mersin]]></category>
		<category><![CDATA[Niğde]]></category>
		<category><![CDATA[Tekirdağ]]></category>
		<category><![CDATA[Yozgat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.e-saglikci.com/?p=759</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;de 41 ilin Aile Hekimliği&#8217;ne geçiş tarihleri açıklandı.
Malatya Sağlık Müdürlüğü tarafından konuyla ilgili olarak yapılan açıklamada, daha önceden kademeli olarak 40 ilde uygulamasına geçilen Aile Hekimliği&#8217;ne Malatya&#8217;da 12 Temmuz 2010 tarihinde başlanacak.
Aile Hekimliği&#8217;ne geçecek iller ve geçiş tarihleri şöyle açıklandı:
Kilis (12 Nisan), Iğdır (12 Nisan), Niğde (10 Mayıs), Kırklareli (14 Haziran), Giresun (14 Haziran), Konya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de 41 ilin Aile Hekimliği&#8217;ne geçiş tarihleri açıklandı.<span id="more-759"></span><br />
<a href="http://www.e-saglikci.com/wp-content/uploads/SGK-e1266080123176.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-752" title="SGK" src="http://www.e-saglikci.com/wp-content/uploads/SGK-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Malatya Sağlık Müdürlüğü tarafından konuyla ilgili olarak yapılan açıklamada, daha önceden kademeli olarak 40 ilde uygulamasına geçilen Aile Hekimliği&#8217;ne Malatya&#8217;da 12 Temmuz 2010 tarihinde başlanacak.<br />
Aile Hekimliği&#8217;ne geçecek iller ve geçiş tarihleri şöyle açıklandı:<br />
<strong>Kilis</strong> (12 Nisan), <strong>Iğdır </strong>(12 Nisan), <strong>Niğde </strong>(10 Mayıs), <strong>Kırklareli</strong> (14 Haziran), <strong>Giresun</strong> (14 Haziran), <strong>Konya</strong> (14 Haziran), <strong>Bingöl </strong>(5 Temmuz), <strong>Yozgat </strong>(5 Temmuz), <strong>Çanakkale</strong> (12 Temmuz), <strong>Malatya </strong>(12 Temmuz), <strong>Ankara</strong> (12 Temmuz), <strong>Aksaray</strong> (12 Temmuz), <strong>Tokat </strong>(9 Ağustos), <strong>Ardahan</strong> (9 Ağustos), <strong>Batman</strong> (9 Ağustos), <strong>Tekirdağ</strong> (9 Ağustos), <strong>Kars </strong>(9 Ağustos), <strong>Mersin </strong>(6 Eylül),<strong> Ordu</strong> (13 Eylül),<strong> Siirt</strong> (13 Eylül),<strong> Bitlis</strong> (13 Eylül), <strong>Zonguldak </strong>(13 Eylül), <strong>Muş </strong>(13 Eylül), <strong>Hakkari</strong> (13 Eylül), <strong>Sivas</strong> (20 Eylül), <strong>Ağrı</strong> (11 Ekim), <strong>Afyonkarahisar </strong>(11 Ekim), <strong>Balıkesir </strong>(11 Ekim)<strong>, Van </strong>(18 Ekim), <strong>İstanbul</strong> (30 Ekim),<strong> Mardin</strong> (15 Kasım), <strong>Diyarbakır</strong> (15 Kasım), <strong>Kocaeli</strong> (15 Kasım), <strong>Şırnak</strong> (6 Aralık), <strong>Kahramanmaraş</strong> (13 Aralık), <strong>Hatay</strong> (13 Aralık), <strong>Gaziantep</strong> (13 Aralık), <strong>Şanlıurfa</strong> (13 Aralık), <strong>Aydın </strong>(13 Aralık), <strong>Muğla</strong> (13 Aralık), <strong>Antalya</strong> (13 Aralık)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.e-saglikci.com/2010/02/41-ilde-aile-hekimligi-uygulamasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vücuda yararlı Bakteriler</title>
		<link>http://www.e-saglikci.com/2010/02/vucuda-yararli-bakteriler/</link>
		<comments>http://www.e-saglikci.com/2010/02/vucuda-yararli-bakteriler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2010 20:12:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>e-saglikci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Faydalı Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Yararlı Bakteriler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.e-saglikci.com/?p=757</guid>
		<description><![CDATA[Normal bir insan vücudunda 100 trilyon bakteri bulunduğunu biliyor musunuz? Peki bu kadar çok bakteri bizi neden hasta etmiyor? Antibiyotikler bu bakterileri yok etmiyor mu? İşte cevapları:

Forbes.com sitesinde yer alan hebere göre, araştırmacılar, bakterilerin sağlığınız için önemli olduğuna inanıyorlar. İyi bakterilerin şeker hastalığından, astımdan koruduğunu, immün sisteminin işleyişine yardım ettiğini ve hatta gırtlak kanserine karşı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><strong>Normal bir insan vücudunda 100 trilyon bakteri bulunduğunu biliyor musunuz? Peki bu kadar çok bakteri bizi neden hasta etmiyor? Antibiyotikler bu bakterileri yok etmiyor mu? İşte cevapları:</strong></div>
<p><span id="more-757"></span></p>
<div><strong>Forbes.com sitesinde yer alan hebere göre, araştırmacılar, bakterilerin sağlığınız için önemli olduğuna inanıyorlar. İyi bakterilerin şeker hastalığından, astımdan koruduğunu, immün sisteminin işleyişine yardım ettiğini ve hatta gırtlak kanserine karşı da koruyucu rol oynadığını belirten bilimadamları, önemsiz hastalıklarda sık sık kullandığınız aşırı antibiyotiğin ise, iyi bakterilerin kökünü kazıyabildiğini ve obezite oranlarının artmasına neden olabileceğinin de altını çizen araştırmacılar, iyi bakterilerin sağlıklı kalmanıza yardımcı olmaları için yapabileceklerinizi şöyle açıklıyorlar:</strong></div>
<div><strong>Zayıf kalmak: Cornell Üniversitesi&#8217;nde görevli bilimadamlarına göre, aşırı kilolu insanların sindirim yolundaki bakteriler farklı bir karışım halinde bulunuyorlar. Bakteriler, tam tahıllı gibi karmaşık karbonhidratların hazmedilmesine yardım ediyor. Bağırsaklarda iki tür bakteri (Firmicutes ve bacteriodetes) temel rol oynuyor. Bacteroides, zarları sfingolipidleri içeren nadir bakteriyal organizmalardandır. Bacteroides türleri, bağırsakta koloni oluşturan potansiyel patojenleri ayrı tutuyor, böylece ev sahibine faydalı oluyorlar. Bu bakteri, zayıf insanlarda daha hakim orandadır. Aşırı kilolu insanlarda ise Firmicutes yüzdesi daha yüksek.</strong></div>
<p><strong>Şeker hastalığını önlemeye çalışma: Geçen yıl Nature dergisinde yayınlanan ve Chicago Üniversitesi&#8217;nde yapılan araştırmada, sağlam bağırsak bakterisine sahip olmanın farelerde genetik olarak şeker hastalığı gelişimini önleyebildiği belirtiliyor. Aynı tip bağırsak bakterisinin insanlarda şeker hastalığını önleyip önlemediği ise henüz tam olarak aydınlatılamadı.</p>
<p>İlaçların etkisini artırabilirsiniz: 2008 yılında Londra&#8217;da Imperial College&#8217;taki araştırmacılar, yüksek oranda belirli bağırsak bakterisine sahip olanların asetaminofeni (Parasetamol türevi bir analjeziktir. Analjezik ve antipiretik etkileri aspirininkine benzer, ancak antiinflamatuar etkisi zayıftır. Tylenol&#8217;un aktif içeriği) daha yavaş metabolize ettiklerini buldular. Araştırmacılar, bağırsak bakterisi popülasyonlarının ilaçları daha etkili yapmak ve yan etkilerini önlemek için bilinçli olarak yönlendirilebileceğini açıklıyorlar.</p>
<p>Enfeksiyonu önleme: İyi bakteri katmanları bizi kötü olanlardan koruyor gibi görünüyor. Büyük klinik deneyler, penis üzerinde yaşayan bazı tür bakterilerin sünnet yoluyla ortadan kalkmasının HIV&#8217;in taşınma olasılığını düşürdüğünü gösteriyor.</p>
<p>Bakteriler iyileştiğinizi gösteriyor: Geçtiğimiz Kasım ayında Nature dergisinde yer alan ve UC-Davis Üniversitesi&#8217;ndeki araştırmacılar tarafından gerçekleştirilen çalışmada, cilt yüzeyinde yaşayan belirli bakterilerin cildi, önemsiz kesiklerden ya da çürüklerden kaynaklanan iltihabı önleyen bir kimyasal ürettiğini belirttiler. Kesik, bakteriyal tabakanın alt katına geçerse, cildiniz şişecektir. Egzema gibi deri hastalıklarında, bilimadamları bu sistemin bozulabileceğini ve karmakarışık olabileceğini tahmin ediyorlar.</p>
<p>Gırtlak kanserini önleme: Helikobakter pilori, mide ve oniki parmak bağırsağının çeşitli alanlarında yerleşen bir bakteridir. Mide ülserinin temel nedeni olan bakteriyi, doktorlar antibiyotikle imha ediyorlar. Fakat, bunun yanında H.pylori bakterisinin faydalı etkisi de bulunuyor. Epidemiyolojik verilere ve laboratuar çalışmalarına göre, bu bakteri sizi reflü hastalığı ile gırtlak kanserinin bazı türlerine karşı koruyor.</p>
<p>Alerjilere karşı korunma: Michigan Üniversitesi&#8217;nde görevli mikrobiyolog Gary Huffnagle tarafından yapılan araştırmaya göre, bağırsak bakterileri antibiyotikler tarafından bozulan farelerde alerji görülme riskinin daha fazla olduğu bulundu. Bir teoriye göre, immün sistemi, toksinleri ortadan kaldırmak için bağırsak bakterilerini kullanıyor. Bu sistem bozulduğunda ise allerji ortaya çıkıyor.</p>
<p></strong></p>
<p><strong>ZAMAN</strong></p>
<div><span id="contextual"><strong> </strong><strong>Forbes.com sitesinde yer alan hebere göre, araştırmacılar, bakterilerin sağlığınız için önemli olduğuna inanıyorlar. İyi bakterilerin şeker hastalığından, astımdan koruduğunu, immün sisteminin işleyişine yardım ettiğini ve hatta gırtlak kanserine karşı da koruyucu rol oynadığını belirten bilimadamları, önemsiz hastalıklarda sık sık kullandığınız aşırı antibiyotiğin ise, iyi bakterilerin kökünü kazıyabildiğini ve obezite oranlarının artmasına neden olabileceğinin de altını çizen araştırmacılar, iyi bakterilerin <span id="linkzHighlighted_3193" style="font-weight: bold; color: #ff0000; line-height: 1.7; border-bottom: #ff0000 3px double;">sağlıklı</span> kalmanıza yardımcı olmaları için yapabileceklerinizi şöyle açıklıyorlar:</strong></span></div>
<div><span id="contextual"><strong><span style="color: #ff0000;">Zayıf kalmak:</span> Cornell Üniversitesi&#8217;nde görevli bilimadamlarına göre, aşırı kilolu insanların sindirim yolundaki bakteriler farklı bir karışım halinde bulunuyorlar. Bakteriler, tam tahıllı gibi karmaşık karbonhidratların hazmedilmesine yardım ediyor. Bağırsaklarda iki tür bakteri (Firmicutes ve bacteriodetes) temel rol oynuyor. Bacteroides, zarları sfingolipidleri içeren nadir bakteriyal organizmalardandır. Bacteroides türleri, bağırsakta koloni oluşturan potansiyel patojenleri ayrı tutuyor, böylece ev sahibine faydalı oluyorlar. Bu bakteri, zayıf insanlarda daha hakim orandadır. Aşırı kilolu insanlarda ise Firmicutes yüzdesi daha yüksek.</strong></span></div>
<p><span id="contextual"><strong><span style="color: #ff0000;">Şeker hastalığını önlemeye çalışma: </span>Geçen yıl Nature dergisinde yayınlanan ve Chicago Üniversitesi&#8217;nde yapılan araştırmada, <span id="linkzHighlighted_3174" style="font-weight: bold; color: #ff0000; line-height: 1.7; border-bottom: #ff0000 3px double;">sağlam</span> bağırsak bakterisine sahip olmanın farelerde genetik olarak şeker hastalığı gelişimini önleyebildiği belirtiliyor. Aynı tip bağırsak bakterisinin insanlarda şeker hastalığını önleyip önlemediği ise henüz tam olarak aydınlatılamadı.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">İlaçların etkisini artırabilirsiniz:</span> 2008 yılında Londra&#8217;da Imperial College&#8217;taki araştırmacılar, yüksek oranda belirli bağırsak bakterisine sahip olanların asetaminofeni (Parasetamol türevi bir analjeziktir. Analjezik ve antipiretik etkileri aspirininkine benzer, ancak antiinflamatuar etkisi zayıftır. Tylenol&#8217;un aktif içeriği) daha yavaş metabolize ettiklerini buldular. Araştırmacılar, bağırsak bakterisi popülasyonlarının ilaçları daha etkili yapmak ve yan etkilerini önlemek için bilinçli olarak yönlendirilebileceğini açıklıyorlar.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Enfeksiyonu önleme:</span> İyi bakteri katmanları bizi kötü olanlardan koruyor gibi görünüyor. Büyük klinik deneyler, penis üzerinde yaşayan bazı tür bakterilerin sünnet yoluyla ortadan kalkmasının HIV&#8217;in taşınma olasılığını düşürdüğünü gösteriyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Bakteriler iyileştiğinizi gösteriyor: </span>Geçtiğimiz Kasım ayında Nature dergisinde yer alan ve UC-Davis Üniversitesi&#8217;ndeki araştırmacılar tarafından gerçekleştirilen çalışmada, cilt yüzeyinde yaşayan belirli bakterilerin cildi, önemsiz kesiklerden ya da çürüklerden kaynaklanan iltihabı önleyen bir kimyasal ürettiğini belirttiler. Kesik, bakteriyal tabakanın alt katına geçerse, cildiniz şişecektir. Egzema gibi deri hastalıklarında, bilimadamları bu sistemin bozulabileceğini ve karmakarışık olabileceğini tahmin ediyorlar.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Gırtlak kanserini önleme:</span> Helikobakter pilori, mide ve oniki parmak bağırsağının çeşitli alanlarında yerleşen bir bakteridir. Mide ülserinin temel nedeni olan bakteriyi, doktorlar antibiyotikle imha ediyorlar. Fakat, bunun yanında H.pylori bakterisinin faydalı etkisi de bulunuyor. Epidemiyolojik verilere ve laboratuar çalışmalarına göre, bu bakteri sizi reflü hastalığı ile gırtlak kanserinin bazı türlerine karşı koruyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Alerjilere karşı korunma: </span>Michigan Üniversitesi&#8217;nde görevli mikrobiyolog Gary Huffnagle tarafından yapılan araştırmaya göre, bağırsak bakterileri antibiyotikler tarafından bozulan farelerde alerji görülme riskinin daha fazla olduğu bulundu. Bir teoriye göre, immün sistemi, toksinleri ortadan kaldırmak için bağırsak bakterilerini kullanıyor. Bu sistem bozulduğunda ise allerji ortaya çıkıyor.</p>
<p><strong>ZAMAN</strong></p>
<p></strong> </p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.e-saglikci.com/2010/02/vucuda-yararli-bakteriler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Duş Alarak Stresten Kurtulun</title>
		<link>http://www.e-saglikci.com/2010/02/dus-alarak-stresten-kurtulun/</link>
		<comments>http://www.e-saglikci.com/2010/02/dus-alarak-stresten-kurtulun/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 20:38:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>e-saglikci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.e-saglikci.com/?p=754</guid>
		<description><![CDATA[Cep telefonları başta olmak üzere elektronik cihazlardan yayılan dalgalardan kaynaklanabilecek elektromanyetik kirliliğin vücutta stres ve yorgunluğa yol açan elektrostatik yük birikimine neden olabileceği,her akşam duş almanın tüm vücudu elektrik yükünden kurtaracağı, insanı stres ve yorgunluktan arındıracağı bildirildi.
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyofizik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Daşdağ, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çevredeki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cep telefonları başta olmak üzere elektronik cihazlardan yayılan dalgalardan kaynaklanabilecek elektromanyetik kirliliğin vücutta stres ve yorgunluğa yol açan elektrostatik yük birikimine neden olabileceği,her akşam duş almanın tüm vücudu elektrik yükünden kurtaracağı, insanı stres ve yorgunluktan arındıracağı bildirildi.</strong><span id="more-754"></span></p>
<p><strong><a href="http://www.e-saglikci.com/wp-content/uploads/dus.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-755" title="dus" src="http://www.e-saglikci.com/wp-content/uploads/dus-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyofizik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Daşdağ, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çevredeki tüm akım taşıyan kablolar ile elektrikli aletler, yüksek gerilim hatları, televizyonlar, cep telefonu, baz istasyonları ve bilgisayar gibi cihazların elektromanyetik dalgalar yaydığını söyledi.</strong></p>
<p><strong>Daşdağ, bu elektromanyetik dalgalardan kaynaklanabilecek elektromanyetik kirliliğin de kişide stres ve yorgunluğa yol açan elektrostatik yük birikimine neden olabileceğini ifade etti.</strong></p>
<p><strong>&#8221;İNSANLARI TEMBELLİĞE İTİYOR&#8221;</strong></p>
<p><strong>Prof. Dr. Daşdağ, strese neden olan elektromanyetik kirliliğin en büyük olumsuzluklarından birinin insanları tembelliğe itmesi olduğunu belirterek, şunları kaydetti:</strong></p>
<p><strong>&#8221;Teknolojiyi kullananlar, alınacak bazı önlemlerle elektromanyetik kirlenmeden kaynaklanan ve zararlı olduğu iddia edilen etkileri azaltabilir. Bunun için sağlığımız için beslenmemize dikkat etmekle birlikte elektrikli aletleri olabildiğince kontrollü kullanmamız gerekiyor. Günlük yaşamda bağışıklık sistemini güçlendirici besinlere oldukça fazla yer vermek gerekir. Saçımızı saç kurutma makinesi yerine doğal olarak kurutarak, enerji tasarruflu ve kompakt floresan ampul yerine geleneksel ampulleri kullanarak, cep telefonu yerine kablolu telefon kullanarak evimizdeki elektromanyetik kirliliği en aza indirebiliriz.&#8221;</strong></p>
<p><strong>&#8221;ÇÖZÜMLERDEN BİRİ TOPRAĞA BASMAK&#8221;</strong></p>
<p><strong>Gün içinde maruz kalınan elektromanyetik dalgaların stres ve yorgunluğa neden olduğunu ifade eden Daşdağ, çıplak ayakla toprağa basılmasının veya herhangi bir metale dokunulmasının bu elektrik yükünü boşaltacağını bildirdi.</strong></p>
<p><strong>Aynı şekilde metal gibi iletken olan suyla temasın da elektrik yükünün boşalmasını sağlayacağını belirten Daşdağ, şöyle konuştu:</strong></p>
<p><strong>&#8221;Her akşam duş almak hem tüm vücudu elektrik yükünden kurtararak stresten arındırır hem de sağlıklı bir gece geçirmemizi sağlar. Özellikle elektromanyetik kirliliğin yüksek olduğu alanlarda yaşayanlar, akşamları duş alarak vücutta biriken elektrik yüklerinden arınmalıdır. Böylece, elektromanyetik kirlilikten kaynaklanan stres ve yorgunluk giderilebilir. Gün içinde bunu yapacak zamanı bulamıyorsak elimizi suya tutmamız yani ellerimizi sık sık yıkamamız da vücudumuzdaki elektrik yükünü alır. Bu nedenle hem mikroplardan arınmak hem de elektromanyetik kirlilikten kaynaklanan elektrostatik yük birikiminden korunmak için sık sık ellerimizi yıkayıp her gün duş almalıyız.&#8221;</strong></p>
<p><strong>AA</strong></p>
<p><span id="contextual"><strong> </strong><strong>Cep telefonları başta olmak üzere elektronik cihazlardan yayılan dalgalardan kaynaklanabilecek elektromanyetik kirliliğin vücutta stres ve yorgunluğa yol açan elektrostatik yük birikimine neden olabileceği,her akşam duş almanın tüm vücudu elektrik yükünden kurtaracağı, insanı stres ve yorgunluktan arındıracağı bildirildi.</strong></p>
<p><strong>Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyofizik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Daşdağ, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çevredeki tüm akım taşıyan kablolar ile elektrikli aletler, yüksek gerilim hatları, televizyonlar, cep telefonu, baz istasyonları ve bilgisayar gibi cihazların elektromanyetik dalgalar yaydığını söyledi.</strong></p>
<p><strong>Daşdağ, bu elektromanyetik dalgalardan kaynaklanabilecek elektromanyetik kirliliğin de kişide stres ve yorgunluğa yol açan elektrostatik yük birikimine neden olabileceğini ifade etti.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>&#8221;İNSANLARI TEMBELLİĞE İTİYOR&#8221;</strong></span></p>
<p><strong>Prof. Dr. Daşdağ, strese neden olan elektromanyetik kirliliğin en büyük olumsuzluklarından birinin insanları tembelliğe itmesi olduğunu belirterek, şunları kaydetti:</strong></p>
<p><strong>&#8221;Teknolojiyi kullananlar, alınacak bazı önlemlerle elektromanyetik kirlenmeden kaynaklanan ve zararlı olduğu iddia edilen etkileri azaltabilir. Bunun için sağlığımız için beslenmemize dikkat etmekle birlikte elektrikli aletleri olabildiğince kontrollü kullanmamız gerekiyor. Günlük yaşamda bağışıklık sistemini güçlendirici besinlere oldukça fazla yer vermek gerekir. Saçımızı saç kurutma makinesi yerine doğal olarak kurutarak, enerji tasarruflu ve kompakt floresan ampul yerine geleneksel ampulleri kullanarak, cep telefonu yerine kablolu telefon kullanarak evimizdeki elektromanyetik kirliliği en aza indirebiliriz.&#8221;</strong></p>
<p><span style="background-color: #ffffff;"><span style="color: #ff0000;"><strong>&#8221;ÇÖZÜMLERDEN BİRİ TOPRAĞA BASMAK&#8221;</strong></span></span></p>
<p><strong>Gün içinde maruz kalınan elektromanyetik dalgaların stres ve yorgunluğa neden olduğunu ifade eden Daşdağ, çıplak ayakla toprağa basılmasının veya herhangi bir metale dokunulmasının bu elektrik yükünü boşaltacağını bildirdi.</strong></p>
<p><strong>Aynı şekilde metal gibi iletken olan suyla temasın da elektrik yükünün boşalmasını sağlayacağını belirten Daşdağ, şöyle konuştu:</strong></p>
<p><strong>&#8221;Her akşam duş almak hem tüm vücudu elektrik yükünden kurtararak stresten arındırır hem de sağlıklı bir gece geçirmemizi sağlar. Özellikle elektromanyetik kirliliğin yüksek olduğu alanlarda yaşayanlar, akşamları duş alarak vücutta biriken elektrik yüklerinden arınmalıdır. Böylece, elektromanyetik kirlilikten kaynaklanan stres ve yorgunluk giderilebilir. Gün içinde bunu yapacak zamanı bulamıyorsak elimizi suya tutmamız yani ellerimizi sık sık yıkamamız da vücudumuzdaki elektrik yükünü alır. Bu nedenle hem mikroplardan arınmak hem de elektromanyetik kirlilikten kaynaklanan elektrostatik yük birikiminden korunmak için sık sık ellerimizi yıkayıp her gün duş almalıyız.&#8221;</strong></p>
<p></span></p>
<p><strong>AA</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.e-saglikci.com/2010/02/dus-alarak-stresten-kurtulun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SGK&#8217;da Sözleşmeli 222 Kadronun Boş Olduğu İller</title>
		<link>http://www.e-saglikci.com/2010/02/sgkda-sozlesmeli-222-kadronun-bos-oldugu-iller/</link>
		<comments>http://www.e-saglikci.com/2010/02/sgkda-sozlesmeli-222-kadronun-bos-oldugu-iller/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Feb 2010 16:56:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>e-saglikci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[SGK]]></category>
		<category><![CDATA[SGK Personel Alımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.e-saglikci.com/?p=751</guid>
		<description><![CDATA[ Sosyal Güvenlik Kurumu, bin 500 lira maaşla 323 sözleşmeli personel kadrosu açtı. Ancak Kurum&#8217;da yapılan yerleştirmede sadece 101 kişi geldi. 222 kişi ise yerleştirmeye katılmadı ve kadrolar boş kaldı. SGK Başkanı Mehmet Emin Zararsız yedekte 100 kişi bulunduğunu, gelmeyenlerin yerine onları alacaklarını söyledi. Kurum, 122 kişi için ise yeniden ilana çıkacak.
SGK internet sitesinden başvuru yaparak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong><strong>Sosyal Güvenlik Kurumu, bin 500 lira maaşla 323 sözleşmeli personel kadrosu açtı. Ancak Kurum&#8217;da yapılan yerleştirmede sadece 101 kişi geldi. <span id="more-751"></span>222 kişi ise yerleştirmeye katılmadı ve kadrolar boş kaldı. SGK Başkanı Mehmet Emin Zararsız yedekte 100 kişi bulunduğunu, gelmeyenlerin yerine onları alacaklarını söyledi. Kurum, 122 kişi için ise yeniden ilana çıkacak.</strong></p>
<p><strong><a href="http://www.e-saglikci.com/wp-content/uploads/SGK.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-752" title="SGK" src="http://www.e-saglikci.com/wp-content/uploads/SGK-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>SGK internet sitesinden başvuru yaparak 2008 yılı Kamu Personeli Seçme Sınavı (B) grubu puanları esas alınarak sıralamaya giren 323 kişinin yerleştirmesi bugün yapıldı. SGK Başkanlık binasında &#8217;sözleşmeli büro personeli tercih ve yerleştirme&#8217; işlemlerinde ilginç bir sonuç ortaya çıktı.</strong></p>
<p><strong>En yüksek puandan başlamak suretiyle ve kişilerin isimleri okunarak ekranda gördükleri illere yerleştirildi. Bin 500 lira maaşla 101 kişi SGK bünyesinde çalışmayı tercih ederken, 222 kişi yerleştirmeye gelmeyerek haklarını kaybetti. Bunların büyük kısmının başka kamu kurumlarına yerleşmiş olabileceği belirtiliyor.</strong></p>
<p><strong>EN ÇOK BOŞ KADRO İSTANBUL&#8217;DA</strong></p>
<p><strong>Yerleştirme sırasında 13 kadro ayrılan Ankara&#8217;da kadro kalmadı. Adıyaman&#8217;a 1 kadro açılmasına rağmen yerleşen olmadı. İstanbul&#8217;a ayrılan 116 kadronun 17&#8217;si doldu. Geriye kalan boş kaldı. Boş kadrolar için ilk olarak yedekten yerleştirme yapılacak ardından geriye kalan iş alanları için yeniden ilana çıkılacak.</strong></p>
<p><strong>İl                       Açılan    Yerleşen    Boş kadro<br />
ADANA                   2             2              0<br />
ADIYAMAN              1             0              1<br />
AFYONKARAHİSAR    1             1              0<br />
AĞRI                      2             0              2<br />
ANKARA                13           13              0<br />
ANTALYA              13             6              7<br />
BALIKESİR              9             2               7<br />
BATMAN                3             0                3<br />
BİNGÖL                 2             0                2<br />
BİTLİS                  1             0                1<br />
BURDUR                3              1                2<br />
BURSA                28              8              20<br />
ÇANAKKALE           3              0                3<br />
ÇORUM                 4              2                2<br />
DENİZLİ                7              3                4<br />
DİYARBAKIR           2              1                1<br />
ESKİŞEHİR            4               4                0<br />
GAZİANTEP           9               4                5<br />
İSTANBUL         116               17              99<br />
İZMİR                11               11                0<br />
KARS                  2                 1                1<br />
KASTAMONU        4                 2                2<br />
KAYSERİ             2                 2                 0<br />
KOCAELİ             3                 1                 2<br />
KONYA             24                  8               16<br />
KÜTAHYA           4                  4                 0<br />
MANİSA             9                  1                 8<br />
MARDİN             3                  1                 2<br />
MUĞLA              4                  1                 3<br />
MUŞ                 2                  0                  2<br />
ORDU                5                  0                 5<br />
RİZE                 4                  0                 4<br />
SAMSUN            6                  3                 3<br />
SİİRT                2                  0                 2<br />
ŞANLIURFA         3                  1                 2<br />
TRABZON           3                  1                 2<br />
UŞAK                2                  0                  2<br />
VAN                  7                  0                 7<br />
TOPLAM          323              101              222</p>
<p>(CİHAN)</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.e-saglikci.com/2010/02/sgkda-sozlesmeli-222-kadronun-bos-oldugu-iller/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlıklı Bir Cilt İçin Öneriler</title>
		<link>http://www.e-saglikci.com/2010/02/saglikli-bir-cilt-icin-oneriler/</link>
		<comments>http://www.e-saglikci.com/2010/02/saglikli-bir-cilt-icin-oneriler/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Feb 2010 16:48:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>e-saglikci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı cilt Bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.e-saglikci.com/?p=748</guid>
		<description><![CDATA[  Sigara ve içkinin insanın iç yapısına olduğu kadar cildine de zarar verdiğini ifade eden uzmanlar, cilde zarar veren öğeleri 7 ana maddede topladılar.
Yetersiz uykunun, çok sıcak suyla yıkanmanın ve yanlış beslenmenin cildin başlıca düşmanları olduğunu söyleyen uzmanlar, sağlıklı ve güzel bir cilde sahip olmak için şunları önerdi:
Sigara ve içki içmeyin: İkisi de vücudunuzu zehirler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>  Sigara ve içkinin insanın iç yapısına olduğu kadar cildine de zarar verdiğini ifade eden uzmanlar, cilde zarar veren öğeleri 7 ana maddede topladılar.<span id="more-748"></span></p>
<p><a href="http://www.e-saglikci.com/wp-content/uploads/cilt-bakimi-e1266079544471.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-749" title="cilt-bakimi" src="http://www.e-saglikci.com/wp-content/uploads/cilt-bakimi-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Yetersiz uykunun, çok sıcak suyla yıkanmanın ve yanlış beslenmenin cildin başlıca düşmanları olduğunu söyleyen uzmanlar, sağlıklı ve güzel bir cilde sahip olmak için şunları önerdi:</p>
<p><strong>Sigara ve içki içmeyin:</strong> İkisi de vücudunuzu zehirler ve geriye pörsümüş sarkık bir cilt bırakır. Sigara ayrıca ağız kenarındaki çizgilerin derinleşmesini hızlandırır.</p>
<p><strong>Uykunuza dikkat edin:</strong> Geç yatılmış bir gecenin izleri hemen grileşmiş yorgun görünümlü bir ciltle kendini ele verir. Eğer yeterli derecede uyuyamıyorsanız, bunu uyandığınızda kan dolaşımını sağlayacak hareketler ve yüzünüze soğuk su çarparak telafi etmeye çalışın. Uykusuzluğun yol açtığı çizgileri kapatmak için hafif bir nemlendirici sürün.</p>
<p><strong>Çok sıcak suyla yıkanmayın:</strong> Yıkanırken suyun kaynar derecede sıcak olmaması için önlem alın. Aşırı sıcak, cildi kurutur ve dokuları zedeler.</p>
<p><strong>Sağlıksız beslenmeyin:</strong> Sağlıksız besleniyorsanız deriyi koruyucu yaşamsal maddeleri alamıyorsunuz demektir. Ayrıca ultraviyole ışınlarından da uzak durun.</p>
<p><strong>Makyajınızı temizlemeden yatmayın:</strong> Gözenekleri tıkayarak toksinlerin cilt yüzeyine çıkıp atılmasını önler. Göz makyajı silinmediği takdirde bir göz iltihabına neden olabilir.</p>
<p><strong>Sivilcelerle oynamayın:</strong> Deri dokularına zarar verir. Ayrıca enfeksiyonun çevreye yayılmasına neden olarak sorunu büyütür. Sivilcelerle hiçbir zaman oynamayın. Enfeksiyonlu bölgeye antiseptik merhem sürün.</p>
<p><strong>Cildinize nazik davranın:</strong> Yüzünüzdeki ölü deriyi temizlemek için satılan bazı toz ya da kremler deriniz için fazla kaba gelebilir. Cilt tipiniz ne olursa olsun yüzünüze daima nazik davranın.</p>
<p>İHA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.e-saglikci.com/2010/02/saglikli-bir-cilt-icin-oneriler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
